Evvela Blog

Evvela blog: resim, video, haber, spor, magazin, teknoloji – Kısaca herşey!
RSS ikon Anasayfa ikon
  • inşaat – inşaat nedir ?

    Temmuz 5th, 2010 admin Yorum yok

    İnşaat, belli bir bölgedeki bina veya yapının oluşturulma aşamasıdır. İnşaat aslında pek çok işin aynı anda yürütüldüğü bir süreçtir. Normalde işi proje yöneticisi, tasarım mühendisi veya proje mimarı tarafından yönlendirilen inşaat yöneticisi yönetir.
    İnşaat, her durumda bilinen anlamda bina yapımı anlamına gelmemektedir. Bina, yapı inşaatının yalnızca bir alt sınıfını teşkil etmektedir. Toplumların bireysel gündelik ihtiyaçlarının yanında yine toplumsal refahı arttıracak birçok tesis ve tesislendirme inşaatın kapsamında yeralır. Barajlar, su depoları, kanallar, açık ve kapalı su hatları, kaldırım taşları, karayolları, demiryolları, havaalanları gibi insanlığa hizmette kullanılan tesisler belli hizmet dönemleri için inşa edilirler.
    Günümüzde yapıların taşıyıcı sistemlerini oluşturan belli başlı yapı malzemeleri, betonarme, prefabrike beton ve yapısal çelik olarak ifade edilebilir.
    Betonarme yapı çeliği ile betonun birlikte davranmasının aderans ile sağlanması ile elde edilen bir yapı malzemesidir. Betonarmenin içindeki bileşenlerden donatı(çelik vb.) çekmeye, beton ise basınca çalışır.
    Donatı
    Yapı elemanının içerisine yerleştirilmiş betonun mukavemetini arttıran çelik çubuklara denir.Betonun çeliği iyi bir şeklilde sarması için kalıplar ile çelik arasına pas payı denilen aralıklar bırakılmalıdır.
    Betonarme Çeliği
    Betonarmede kullanılacak çelikler ise şöyle sıralanabilir: a-)Yuvarlak çubuklar b-)Tor çeliği c-)Hasır çelik d-)Burmalı çelik e-)Düğümlü beton çeliği vb.
    Betonarmenin Avantajları
    1-)Yangına karşı iyi bir koruyucudur. 2-)Ekonomik ve uzun ömürlüdür. 3-)İnsaat yapımı kolay ve süratlidir. 4-)Aşınmaya karşı dayanıklıdır. 5-)Haşare böcek vb.barındırmaz. 6-)Kuru beton elektrik geçirmez. 7-)Depreme dayanıklıdır. 8-)İstenilen şekil kolayca hazırlanabilir.
    Sakıncaları
    1-)Ağırdır. 2-)Ek yerlerinin teşkilinde çok önemlidir. 3-)Tekrar kullanımı çok kısıtlıdır. 4-)Sesi iyi iletmesi

  • Otel – Otel Nedir?

    Temmuz 5th, 2010 admin Yorum yok

    Otel, yapısı, teknik donanımı, konforu ve bakım koşulları gibi maddi, sosyal değeri, personelin hizmet kalitesi gibi moral elemanlarıyla tercih edilebilir nitelikte geçici konaklama ve kısmen beslenme ihtiyaçlarını bir ücret karşılığında hizmet olarak kabul eden ekonomik, sosyal ve sosyal disiplin altına alınmış işletmelerdir.
    Türkiye’de Turizmin çok süratlı bir şekilde gelişmesinden sonra otellerde son derece lüks hale gelmiştir. Özellikle Antalya ve ilçeleri, Bodrum, Marmaris, Fethiye gibi Turizm merkezlerimizde Avrupa standartlarına ulaşmıştır.
    Artık oteller sadece konaklama ihtiyacımızı karsılamıyor, otel bünyesinde restaurant, bar, disko, animasyonlar, spor turnuvaları gibi bir çok aktivite bulunmaktadır.
    Kültür ve Turizm Bakanlığı denetiminde olanlar niteliklerine göre; bir, iki, üç, dört ve beş yıldızlı olabilirler. Belediye denetiminde olanların yıldızı yoktur.
    Anadolu’da, eskiden buna benzer han geleneği vardı.

  • Rüyalar – Rüya Nedir

    Haziran 8th, 2010 admin Yorum yok

    Geçici ölüm denilen uykuda görülen garip haller… Niçin ve ne surette rüya görüyoruz? Bu bir fenomendir. İlk insan’ın yaratılışından bu güne kadar filozoflar, bilim adamları çeşitli şekillerde açıklamışlar, düşünmüşler, fakat rüyayı kesin bir şekilde belirleyememişlerdir. Ancak şu kadarını bilmemizde fayda vardır ki rüya, büyük ve soyut bir dünyadır.
    Aynı zamanda rüya, öldükten sonraki yaşantımız ile de ilişkilidir. Bu ilişkiyi yakalamak, temiz duygu ve ruh temizliğiyle ancak mümkün olabilmektedir. Rüya ile çok ince gerçekler keşfedilmiş ve sonsuza kadar da keşfedilmeye devam edilecektir. Chicago üniversitesi uyku araştırmalarından Allan Rechtschaffen uykunun hiç bir fonksiyonu olmadığını tespit etmiştir. Adale yorgunluklarının azalmasına rağmen vücudun dinlenmesi için uykuya ihtiyacı olmadığını söylemiştir. Çünkü vücudumuzdaki hücrelerin kendi kendilerini tamir etme yeteneği vardır. Araştırmacıların tespitlerine göre bu esnada faaliyetten uzak olmasına, ya dinlenme veya uyku durumunda bulunmasına da gerek yoktur. Uyku sırasında alınan EEG kayıtları üzerinde yapılan incelemelerde beyinde faaliyetsizlik görülmemiştir.
    İngiltere Milli Fizik Laboratuarı Kompütür bilimleri bölümünde psikolog araştırmacı Dr. Evans’a göre uykunun tek maksadı rüya görmemiz için, zemin hazırlamasıdır. Stanford Tıp Merkezi Uyku Kliniği doktoru Dr.William Dument’in görüşüne göre ise; rüya görmek son derece önemlidir. Rüyalar fiziki dengenin oluşmasını sağlamaktadır.

  • Avakado – Avakado Hakkında Bilgi

    Haziran 8th, 2010 admin Yorum yok

    Avokado (Lat. Persea americana); çiçekli bitkiler sınıfından Lauraceae ailesine ait bir ağaç ve bu ağacın meyvelerinin adıdır.
    Avokado meyveleri, küre biçiminde, oval, elips ya da armut gibi eriksi tipli yeşil, kırmızı ya da erguvani renktedir. Eti krem sarı ya da beyazımsıdır. Taze olarak tüketilir, ayrıca yemeklerde ve salatalarda kullanılır. Çok besleyicidir. Bütün sıcak iklimlerde kültüre alınan bitkisi Türkiye’de Akdeniz bölgesinde yalnızca ALANYA ve beldelerinde yetiştirilir.

  • Eyfel Kulesi – Eiffel Tower – Eyfel Kulesi Hakkında Bilgi

    Haziran 2nd, 2010 admin Yorum yok

    Eyfel Kulesi (Fransızca: La tour Eiffel [la tuʀ ɛˈfɛl]), Paris’deki demir kule. Kule, aynı zamanda tüm dünyada Fransa’nın sembolü halini almıştır. İsmini, inşa ettiren firma olan Gustave Eiffel’den alır. En büyük turizm cazibelerinden biri olan Eyfel Kulesi, yılda 6 milyon turist çeker. 2002 yılında toplam ziyaretçi sayısı 200 milyona ulaşmıştır.
    Eyfel Kulesi 1887 ile 1889 yılları arasında Gustave Eiffel’in firması tarafından, Fransız Devrimi’nin 100. yıl kutlamaları çerçevesinde inşa edilmiştir. Aslında kulenin mimarı Gustave Eiffel değil, İsviçreli Maurice Koechlin ‘in siparişi üzerine tasarlayan Stephen Sauvestre’dir. Meslektaşı Emile Nouguier ile beraber ilk tasarımları yapmıştır. Kulenin, 7.739.401 Frank 31 Sent tutan inşaat masrafları, Gustave Eiffel’in tahminlerinin 1 milyon frank üstündedir. 1889 yılındaki açılış tarihden önceki 5 ayda 1,9 milyon kişi ziyaret edince, yıl sonuna kadar toplam masrafın 3/4′ü çıkartılmıştır. Böylelikle Eyfel Kulesi, daha başından, kazanç sağlayan bir şirket görünümüne bürünmüştü.
    3.000 işçi 26 ay boyunca 18.038 adet demir parçayı 2,5 milyon perçinle bir araya getirdi. Hiç ölüm vakası yaşanmamış olması, o günün şartlarında şaşırtıcı bir durumdur.
    Ancak kule, onu bir utanç lekesi olarak gören Paris halkının tepkisini de çekmiştir. Bazı sanatçılar devasa bir sokak lambasına benzetirken, bir fabrika bacası gibi Paris’in görsel itibarını zedeleyeceğini ileri sürmüşlerdir. Böylelikle devrin sanatçı ve edebiyatçı çevresinde bir kampanya başlatılmış, bu kampanya süresince ünlü sanatçıların imzaladığı bildiriler dağıtılmıştır. Bugün ise Eyfel Kulesi, Dünya’nın en güzel mimari yapılarından biri olarak kabul edilir. Parisliler onu Demir Bayan olarak adlandırırlar. İlk başlarda Eiffel, Kule’ye sadece 20 yıl için müsaade almıştı. Dolayısıyla, 1909 yılında kulenin sökülmesi gerekiyordu. Ancak kule, iletişim için çok uygun yüksekliğe ulaştığından ve yeni yüzyılda Atlantik ötesi haberleşmeye imkân tanıdığından, kalmasına izin verildi.

  • Çin Seddi Hakkında Bilgi – Yapılış Amacı

    Haziran 2nd, 2010 admin Yorum yok

    Çin Seddi, Çin’in kuzeybatısı boyunca uzanır. Dünyanın en uzun savunma duvarıdır. Kalıntıları Po Hay körfezinde deniz kıyısında başlar. Pekin’in kuzeyinden geçerek batıya yönelir ve Huang-Ho nehrini ikiye bölerek güneybatıya uzanır. Gobi Çölü’nün güneyinden batıya yönelerek devam eder.
    Çin’in Savaşan Beylikler döneminde (M.Ö.403 M.Ö.221), Çin seddinin temeli 20den fazla ayrı ayrı krallık tarafından atılmıştı. Chu, Qi, Yan, Wei, Han, Zhao, Qin Krallıkları birbirinden korumak için sınırlarında ilk setler inşa ettiler. Qin,Zhao,Yan kralıkları ise XiongNu, DongHu, LinHu, LouFaın saldırılarını durdurmak ve ülkenin kuzey sınırlarını koruma amacıyla da inşa ettiler. Çin’in ilk İmparatoru Qin Shi Huang, burayı boydan boya aşılmaz bir savunma duvarıyla kapatmaya karar verdi. Bu devasa inşaata girişmekteki amacı konusunda tarihçiler farklı görüşler sürmüşlerdir. Bunlardan bazıları:
    Ülkenin sınırlarını başta Hiung-nu olmak üzere kuzeyden Çin’e saldıranlara karşı savunmak.
    Uzun savaşlar sonunda yıktığı beyliklerin esir düşen yöneticilerini sürgün ve ağır işe sürerek cezalandırmak.
    Ülkeden kaçısları önlemek.
    Ülkenin tek yönetim altında birleştiğini içeriye ve dışarıya göstermek.
    Qin Shi Huang M.Ö. 221 yılında daha önceki krallıkların yaptırdığı duvarları birleştirerek uzattı. M.Ö. 3. yüzyıldan M.S. 17. yüzyıla kadar Çinliler seddi uzatmaya devam etmişlerdir. Seddi onaran ve savunma amaçlı kullanan son hanedan Ming Hanedanı (1368-1644) olmuştur.
    Seddin yıkılmış olan kısımlarıyla birlikte uzunluğu 6.000 kilometreyi bulur. Bugün ayakta duran kısım Ming Hanedanı devrinden kalan 2.500 kilometrelik settir. Ancak asıl inşaat, M. Ö. 221 ile M. S. 608 yılları arasında yapılmıştır.
    Seddin kalınlık ve yüksekliği yer yer değişir. Sanılanın aksine Çin seddinin tamamı tuğlalardan oluşmaz. Bazı yerleri çok zayıf, kuvvetsiz maddelerden yapılmıştır ve bu duvarlar çok kısadır.[kaynak belirtilmeli] Bu zayıf duvarların amacı devleti saldırılardan korumak değil kaçak düşmanı yavaşlatmaktır.[kaynak belirtilmeli] Genellikle duvarın yüksekliği 4-6 metre, taban kalınlığı 7 metre ve üst kalınlığı ise 6 metre civarındadır. Kalın olan yerlerin üzerinde atlar ve arabalar gidebilmektedir. Kalın duvarlar boyunca siperlik ve okçu delikleri vardır. 200 metrede bir gözetleme kulesi veya kale ve 9 kilometrede bir fener kulesi bulunur. Duvar üzerinde yer yer saray ve tapınaklara da rastlanır. Bazı yerlerde setler, kademeli savunmaya imkan verecek şekilde birkaç sıra halinde yapılmıştır.

  • Teodolit- Teodolit Kullanımı – Teodolitin Kullanıldığı Yerler

    Haziran 2nd, 2010 admin Yorum yok

    Teodolit, hassas bir ölçüm aletidir. Mesafe ölçme teodoliteleri; sine-teodolit ve foto teodolit olmak üzere iki tip halinde geliştirilmiştir. Foto-teodolitlerin sine-teodolitlerden farkı bu sonuçlara geniş bir görüş sahası sağlayan gayet hassas, sabit cam levha kameranın konmuş olması ve müteaddit ışıklamaların yapılabilmesidir. Sine-teodolitin bir takip aleti olmasına mukabil foto-teodolit fotoğraf çekme sırasında yerine sabit olarak kalmaktadır.
    Teodolit, ayar vidaları bulunan üç ayrı ayak üzerine oturtulmuştur. Teodolitin ayaklar üzerine oturan gövde kısmında yatay ve düşey açıları gösteren kadranlar, alidat denilen dürbün ve hareketleri sağlıyan verniyerleri, kadranları okumaya yarıyan optik aletleri taşıyan parçaları bulunur. Teodolit üzerinde yatay ve dikey düzlemdeki konumunu ayarlamakta yardımcı olan yatay ve dikey tesviye ayeti göstergeleri de vardır. Ayar vidaları ve bu tesviye aletleri yardımıyla alet yatay ve dikey düzlemde hassas bir şekilde konup ayarlanabilir.�
    Teodolit, hassas ayara eriştikten sonra yeryüzünde koordinatları ve ölçü değerleri hesaplanması gereken yatay ve düşey mesafeler ile bulunan konumun deniz seviyesinden yüksekliği (kot farkı) hesaplanabilir.
    Teodolitler hassas araçlar oldukalrı için hesapladıkları ölçü değerlerinin de hassas olması gerekir. Bu nedenle günümüzde eski model teodolitlerin yanı sıra elektronik devreler ve aygıtlarla geliştirilmiş modelleri de sıkça kullanılmaktadır. Bunların başında elektronik tabanlı teodolitler (total station) ve uydu destekli teodolitler (GPS) bulunur. Günümüzde sıkça kullanılan ve neredeyse tüm ölçülerde karşımıza çıkan ölçüm aracı ise ” Total Station ” ismi ile adlandırdığımız elektronik tabanlı teodolitlerdir.
    Teodolitlerle ölçüm yapmak için yardımcı bir takım elemanlar gerekir. Bunlar mira, şakül, teodolit sehpası, vb. gibi araçlardır.Şaküle ÇEKÜLDE denir.daha kibardır. Total Station için mira yerine reflektör dediğimiz topuzunda ayna bulunan ve total stationdan gönderilen lazer ışınını tekrardan ölçüm cihazına yansıtmayı sağlayan araç kullanılır. GPS ise uydu sinyallerini esas alarak ölçüm yaptığı için herhangibi bir yardımcı araca gereksinim duymaz.ama artık GPS dediğimiz bir alet var ve teodolitlere hiç gerek kalmadı. lazer metrelerde vardır.

  • Elmanın Faydaları – Sağlık

    Mayıs 14th, 2010 admin Yorum yok

    Elma en kolay ulasilabilen, turlu renk ve tatlarda cesitleri olan bir meyve. Bu kadar bol olmasinin bir sebebi olmali. Iste sebepleri…

    Elma, tum dunyada cok eskiden beri bilinen ve sevilerek yenen bir meyve. Yurdumuzda her cesidi en yuksek kalitede yetistiriliyor. Eski Cin tibbinda elmanin ates dusurucu olduguna inanilir ve akcigerin atesli hastaliklarinda serinletici bir etkisi oldugu Kabul edilirdi. Tarih boyunca herkes tarafindan Kabul edilen ve su anda bilimsel olarak ispat edilen etkisi ise, icerdigi posadan dolayi bagirsaklari iyi calistirdigidir. Icerdigi elma asidinin zararli bazi bagirsak bakterilerinin uretimini frenledigi dusunuluyor. Eski Romalilar elmanin bagirsak calistirici ozelligini bildiklerinden dolayi kabizlik durumunda ilac gibi kullanmislar.

    Onlemede faydali oldugu hastaliklar

    Bagirsak kanseri

    Duzenli tuketilmesi durumda icerdigi posadan dolayi bagirsaklari calistiriyor. Posali yiyecekleri cok tuketen Akdeniz ulkelerinde kalin bagirsak kanseri, bunlari AZ tuketen Orta ve Kuzey Avrupa ulkelerinden cok daha AZ goruluyor. Meyve, sebze, salata, baklagiller ve dogal tahil urunlerini AZ tuketen zengin Kuzey Amerika’da kalin bagirsak kanseri orani yuksektir.

    Kabizlik, kalin bagirsak kanserinin en onemli sebeplerinden biri. Icerdigi antioksidanlarin kanseri onledigine inaniliyor. Sigaranin tum kanser cesitlerine sebep oldugu bilimsel bir gercek. Bunlardan bir tanesi de mesane kanseri. Elmanin icindeki antioksidanlar sigara icenlerde mesane kanseri riskini azaltiyor.

    Kolesterol dusurucu

    Elma, posa ve antioksidan maddeleri iceren cok degerli bir meyve. Her posali yiyecek gibi kolesterolu iki yoldan dogal bir sekilde dusuruyor.

    - Disaridan aldigimiz yagli hayvansal gidalarin icerdigi kolesterolun bir kismini icine hapsederek bagirsakta emilimini engelliyor ve diski ile vucut disina atilmasini sagliyor.

    - Sindirim icin karacigerden oniki parmak bagirsagina akitilan safra asitlerinin bir kismini emerek diski ile vucut disina atilimini sagliyor. Artan safra asitleri ihtiyaci, kanda bulunan kolesterolun safra asitlerine karaciger tarafindan cevrilmesi ile karsilaniyor. Bu durumda kandaki kolesterol miktari AZ oranda DA olsa dusmus oluyor.

    Kalp-damar hastaliklari

    Kandaki ve disardan alinan kolesterolu dusurme etkisi kalp-damar hastaliklarinin onlenmesinde yardimci rol oynuyor. Kandaki kolesterol, serbest radikaller (degisime ugramis oksijen molekulleri) tarafindan okside olmadikca damar ceperine yapisip damar sertligi yapmaz. Elmanin icindeki antioksidan maddeler, ozellikle de Quercetin, kandaki kolesterolun okside olup damar ceperine yapismasina engel oluyor. Boylece yuksek tansiyon, kalp hastaliklari ve felci onluyor.

    Seker hastaligi

    Seker ve sekere donusen beyaz ekmek, beyaz makarna, beyaz undan yapilan tum besin maddeleri, ayrica patates ve misir kan sekerini cok hizli yukselttiginden dolayi seker hastaliginin bas dusmanlaridir. Buna karsilik posali yiyecekler, kan sekerinin ani yukselmesini onluyorlar.

    Elmanin icindeki pektin maddesi sekeri icine hapsederek bagirsakta hizli emilimi dolayisiyla kan sekerinin hizli bir sekilde yukselmesini onluyor. Doktorunun tavsiyesi dahilinde elma, seker hastalarinin tuketebilecegi en faydali meyvelerden biri.

    Sismanlik

    Tatli yerine elma yemeyi secen kisilerin kilo almamalarinda yardimci rol oynuyor. Cunku ani kan sekeri yukselisine sebep olmuyor. Dolayisiyla asiri insulin salgilanmasina, buna bagli olarak kan sekerinin cok hizli dusup sIk acikmalar yasanmiyor. Diyet esnasinda meyve saatinde elma tuketimi tokluk hissinin uzun surmesini sagliyor.

    Ne kadar yenmeli?

    Gunde, bir orta boy elma yemek yeterli. Asla kabugunu soymayin. Elma her mevsim bulunan bir meyve. Buzdolabinda iki hafta bozulmadan saklanabilir.

  • Bize Göre – Abdurrahim Karakoç

    Mart 22nd, 2010 admin Yorum yok

    Beşyüz itten kaçan kurda
    Kurt diyenler halt eylemiş
    Şehit verilmeyen yurda
    Yurt diyenler halteylemiş

    Birlik ister bizden olan
    Kör olsun milleti bölen
    Siyasette yalan, dolan
    Şart diyenler halteylemiş

    Yazıklar olsun ismine
    Gider yan verir hasmına
    Vatandaşın bir kısmına
    Kürt diyenler halteylemiş.

    Ülkü bizim baş tacımız;
    Şeker, bal olur acımız.
    Çilemizdir ilacımız
    Dert diyenler halteylemiş

    Hamdolsun alnımız aktır;
    Zalimden korkumuz yoktur
    Hakikatin yönü tektir
    Dört diyenler halteylemiş

    Danışsınlar canlarına
    Kalmayacak yanlarına
    Marksizmin hayranlarına
    Mert diyenler halteylemiş

    Rahmet yağar ilik ilik
    Aşk suyunu içer çelik
    On niyettir ülkücülük
    Art diyenler halteylemiş

  • Bitmez Bir Garip Hikaye – Abdurrahim Karakoç

    Mart 21st, 2010 admin Yorum yok

    Otuz yaz otuz kış aynı durakta
    Bekle babam bekle can mı dayanır.
    Kara yalanları beyaz kundakta
    Sakla babam sakla can mı dayanır.

    Her yanımız gurbet… hani ya sıla
    Ömür bitmez çile ölüm fasıla
    Günleri aylara ayları yıla
    Ekle babam ekle can mı dayanır.

    Çare say, çanak tut çağ zilletine
    Sarmaz mı umutlar, sarpa çetine
    Katır tırnağını gül niyetine
    Kokla babam kokla can mı dayanır.

    Nimetler kurnaza ülkü mazluma
    Cehennem ettiler mülkü mazluma
    Aldatıp her çeşit mülkü mazluma
    Yükle babam yükle can mı dayanır.

    Bedavacı çomak soksun davana
    Arı çıksın sinek girsin kovana
    Giden kussun gelen kussun divana
    Pakla babam pakla can mı dayanır.