-
Ezginin Günlüğü – Gemi – Şarkı Sözü
Şubat 22nd, 2010 Yorum yokAh, küçücük gemi, sulara attın şimdi kendini, delisin
Ah, yakarlar seni, dönmezsin bir daha geri, delisinAh, deniz olayım, tuzumu rüzgârda savurayım, deliyim
Ah, ne yelken ne yel, köpüklerde kaybolayım, deliyimKime sorsam dönüşüm yok
Nereye gitsem mavi
Yelkenimde deli rüzgâr
Her yanım tuz, deliyimAh, peşimde rüzgâr, ne yağmurlar dost ne bir kıyı var,
deliyim
Ah, düşlerim kaldı, yalnızım düşlerim kaldı, deliyimAh, yaralı kalbin, sönüp gidecek yaralı kalbin, delisin
Ah, küçücük gemi, dönmezsin bir daha geri, delisinKime sorsam dönüşüm yok
Her gemi biraz deniz
Her yanım mavi, her yanım yel
Her yanım tuz -
Bir Yerden Her Yere Mektup – Abdurrahim Karakoç
Şubat 21st, 2010 Yorum yokSormayınız, görmeyiniz canlarım
Hakkınızı yiyip yutan burada
Dinlisini, dinsizini dinlerim
Besmeleye yalan katan burada.Sofralara viski havyar dizilir
Fiatınız peçeteye yazılır
Sırtınızdan günde dört pos yüzülür
Sizi soyup, sizi satan buradaSimsar siyasetçi, doktor, avukat
İnsan avlıyorlar her gün her saat
Hızlı köşe dönmek en üstün sanat
Kan gölünde balık tutan burada.Ortada kol gezerken kıtlıklar, yoklar
Burda betonlarla delinir gökler
Kontlar, şansölyeler, baronlar, dükler
Kirli yağan, eğri biten burada.Yürekler acısı bir garip alem
Rüşvetsiz imzaya yanaşmaz kalem
Pop müzik, şampanya, marlboro, salem
Gece gündüz keyif çatan buradaKız, kadın pazarı sokağı, yurdu
Homoseksüeller çığlaşan ordu
Ne ahlak kaygusu ne namus derdi
Hızlı doğan erken öten burada.Yazık… siz beğenir, siz seçersiniz
En çürük köprüden siz geçersiniz
Bilirim her zaman çar naçarsınız
Kör-kütük, zil-zurna yatan burada.Hal gidiş bu minval bu vaziyette
Sabun işkencede, su eziyette
Rağbet ne ilimde ne meziyette
Aydınlığa çamur atan buradaDoğan bebek dost yemeye zorlanır
Düşündükçe içim dışım korlanır
Evlat seyiplenir ana horlanır
Ana vatan yavru vatan burada. -
Bir Yağmur Bekliyorum – Abdurrahim Karakoç
Şubat 21st, 2010 Yorum yokBir yağmur bekliyorum, kuruyanı ıslatsın
Bir yağmur bekliyorum, tohumlara can katsın
Bir yağmur bekliyorum, silsin kirlerimizi
Bir yağmur bekliyorum, bizi bize anlatsın. -
Bir Güzel Ülkü – Abdurrahim Karakoç
Şubat 21st, 2010 Yorum yokYüreklerde kök bağlayıp yaşayan
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.
Ezelden ebede müjde taşıyan
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.Yesi’deki kutsal aşkın mayası
Malazgirt’te Alparslan’ın rüyası
Söğütteki has kilimin boyası
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.Yunuslayın “Et-kemiğe bürünen”
Selim ruhta Yavuz serdar görünen
Şems misali cümle kirden arınan
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.Bedenlerde Koç Köroğlu yüreği
Debreştikçe yakın eyler ırağı
İman kalesinin bayrak direği
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.Riya duygusuyla dolup taşmamış
İlimden, irfandan uzaklaşmamış
Benlik çamuruna ayak basmamış
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.Dedem Korkut töresiyle töreli
Edep, ahlâk, sevgi, saygı sıralı
Kırk yıl önce… aklım erdi ereli
Bir güzel ülküdür günül verdiğim.Her kapıda bir hesaba girmeyen
İnancından zerre taviz vermeyen
Dost alnına kara leke sürmeyen
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.Mazlumun yoldaşı, zalimin hasmı
Kendine put yapmaz heykeli, resmi
Hak’tır, adalettir, rahmettir ismi
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.Bu ülkü candadır, sokakta yatmaz
Güneştir… bir doğdu, bir daha batmaz
Menfaat uğruna kimseyi satmaz
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.Şiddeti, kavgası, kanı olmayan
İçinde öfkesi, kini olmayan
Sonsuza uzanan, sonu olmayan
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.Bedir’den Bizans’a akıp gelen o
Küfür setlerini yıkıp gelen o
İlâhî kaynaktan çıkıp gelen o
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.Sinan’da estetik, Itrî’de ahenk
Sebillerde hayat, kubbelerde renk
Mevlânâ’da ilim, Barbaros’ta cenk
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.Nizâm-ı Âlem’dir Hak’kın sözü bu
Söylediğim cümle sözün özü bu
Tek damlada umman eyler bizi bu
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.Ülkü demek makam, mevki, taç değil,
Ülkü demek totem, sembol, haç değil
Kul icadı kof ilkeler hiç değil,
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.Taze filiz vermiş Edebali’yle
Çiçeklenmiş Haci Bayram Veli’yle
Ulubatlı Hasan’daki hâliyle
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.Şehitlerin kanlarıyla ıslanan
Destan olup mavera’dan seslenen
Atıf’larla Said’lerle beslenen
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.Türk’e ihsan olmuş “Kavm-i Necip”lik
Boş hayâldir bu şerefe rakiplik
Hayatlar gergeftir, ameller iplik
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.Ne yazdımsa inanç, ahlâk, örf ile
Postaladım gönül denen zarf ile
Anlatılmaz yirmi dokuz harf ile,
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim. -
Bir Daha – Abdurrahim Karakoç
Şubat 21st, 2010 Yorum yoktevazu severdi, kaynatıp taşırdılar
girdi hırs ambarına, çıkamadı bir daha…haramla yağladılar, kibirle pişirdiler
bulanık göl ettiler, akamadı bir daha…yakın arkadaşları çöplük yaptı beynini
doldurdular ve sonra dökemedi bir daha…kör dikişler atıldı kaypak iradesine
sökmek istese bile sökemedi bir daha…soyundu inancından terk-i edep eyledi
şerefini göğsüne takamadı bir daha…sürdü benlik atını karanlık geleceğe
dönüp de geçmişine bakamadı bir daha…söndü yüreğindeki yanan aşk alevleri
uyanıp yeni baştan yakamadı bir daha…yediği haram oldu, içtiği haram oldu
ellerini haramdan, çekemedi bir dahaborçlardan indirilmiş bayraktı haysiyeti
alıp tekrar yerine dikemedi bir daha…terk etti güzelliği çirkinliğe sarıldı
girdiği bataklıktan çıkamadı bir daha…küfrü baştacı yaptı dostlarına darıldı
diktiği putları yıkamadı bir daha…kazancı beleş oldu ve kendisi leş oldu
ıtır gibi gül gibi kokamadı bir daha…zirvenin yollarında döndükçe dönekleşti
ağzına helal lokma sokamadı bir daha…dost oldu zalimlere görmedi mazlumları
gam çekmedi gözyaşı dökemedi bir daha… -
Bir Aşk Bulsam – Abdurrahim Karakoç
Şubat 21st, 2010 Yorum yokBir aşk bulsam, yağmurunda ıslansam
Bir dost bulsam, irfanında beslensem
Bir dağ bulsam, sinesine yaslansam
Yalnızlığım bitermola, bilmem ki? -
Bırakmıyorlar – Abdurrahim Karakoç
Şubat 21st, 2010 Yorum yokYad elden yanıma çağırdım seni
Gelmek istiyorsun bırakmıyorlar
Rüyada, mektupta albümde seni
Bulmak istiyorsun bırakmıyorlarUmutlar hayaldir acılar gerçek
Çileye muhkumsun, kim ne bilecek
Ya bir kuru selam, ya bir top çiçek
Salmak istiyorsun, bırakmıyorlar.Otuz yıl ağladın hep yana yana
Yeter, yazık diyen olmadı sana
Vefasız dostluğa kalleş zamana
Gülmek istiyorsun bırakmıyorlarÇalış derler ayak, bağlı el bağlı
Konuş derler, dudak bağlı, dil bağlı
Kalk git derler, kapı bağlı, yol bağlı
Kalmak istiyorsun bırakmıyorlarAydınlık ararsın hergün her yere
Çekerler önüne yedi kat perde
Zulüm kimden gelir, adalet nerde?
Bilmek istiyorsun bırakmıyorlarYıllar boyu uykuların bölündü
Uçacakken kanatların yolundu
Hayat hakkın vardı elden alındı
Ölmek istiyorsun bırakmıyorlar -
Bırakın Kalsın – Abdurrahim Karakoç
Şubat 21st, 2010 Yorum yokÇokta kederlenir, azda gülerim
Ustura ağzında düşüncelerim
Deliliktir belki… bırakın kalsınDoğan her bebeğin hakkı var bende
Öğütülen benim her değirmende
Ne sonu, ne ilki… bırakın kalsınSevdam büyüdükçe dünyam dar olur
Zamandan çıktığım zamanlar olur
Ve öyle güzel ki… bırakın kalsınSaatler ya geri, ya hep ileri
Kıran yok hileli terazileri
Umutlar ırakta… bırakın kalsınOnbinlerle sohbet onbin nafile
Dönmüyor toprağa giren kafile
Öfkeler yürekte… bırakın kalsınNe yarım tam yarım, ne bütün tamam
Yolcular anlamaz, ben anlatamam
Tren son durakta… bırakın kalsınGelir beni yakar suya düşer kor
Düşünen baş çekmek, dert çekmekten zor
Kutsaldır bu yara… bırakın kalsınDursun, ayazına uyandığın kış
Dursun ki şevk ile sürsün bu yarış
Lüzum yok bahara… bırakın kalsınYıkılır, yırtılır her kalın perde
Hesaba çekilir dünya mahşerde
Yazın şu duvara… bırakın kalsın -
Beşinci Mevsim – Abdurrahim Karakoç
Şubat 21st, 2010 Yorum yokDüştü can evime dördüncü cemre
Dünyayı üçüncü gözümle gördüm.
Dörtyüz seksenbeş gün çekti bir sene
Onaltıncı aya takvimsiz girdim.Aynalara baktım korku gösterdi
Saatler her sabah kırkı gösterdi
Namlular, nişanlar Türk’ü gösterdi
Hayatım boyunca hedefte durdum.Gül sundum yediler, koklamadılar
Armağan can verdim saklamadılar
Gittim… gelir diye beklemediler
Kaybolan gölgemi yollara sordum.Getirdim yanıma ay’ı bir karış
Ölçtüm ki dağların boyu bir karış
Şehiri bir adım, köyü bir karış
Damlada denizdir en küçük derdim.Savurdum, eledim, seçtim zamanı
Yaprak yaprak tel tel açtım zamanı
Haftada üç asır geçtim zamanı
Nereye gittimse zamansız vardım.Yırtıldı ruhlara çizdiğim resim
Yazık, kulaklara sığmadı sesim
Yaşadığım şimdi beşinci mevsim
Çağın çilesini sırtıma sardım. -
Bereket – Abdurrahim Karakoç
Şubat 21st, 2010 Yorum yokAşk dedin, bağrıma soktun bıçağı
Akan kanım göl olmadan tükenmez
Sevda kokan bu yaranın çiçeği
Petek petek bal olmadan tükenmezHasret nedir? Yarına sor, düne sor
İnanmazsan dönder-aktar gene sor
Sensiz geçen geceleri bana sor
Saatleri yıl olmadan tükenmezGörsem derim biçimini, rengini
Kötü talih yüksek yapar engini
İçimdeki bu sevginin yangını
Kemiklerim kül olmadan tükenmez

